Sonucu Daralt
Yayıncı Kategori
Yayıncı
(x)İlgi Kültür Sanat Yayıncılık
Eser Sahibi
Sıralama : Göster :
Toplam 355 kayıt bulunmuştur Gösterilen 60-80 / Aktif Sayfa : 4
*OSMAN GAZİ *KARA KEMAL *FRANZ KAFKA *FAHREDDİN PAŞA *ALİYA İZZETBEGOVİÇ *ENVER PAŞA *KUTUL AMARE *MALCOM X *VİLADİMİR PUTİN *YUNAN MİTOLOJİSİ *TASAVVUF TARİHİ *ALBERT EİNSTEİN *1948 ARAP İSRAİL SAVAŞI *1967 ARAP İSRAİL SAVAŞI
İÇİNDEKİ KİTAPLAR *ALTIN IŞIK *ARABA SEVDASI *EYLÜL *AŞK-I MEMNU *MAİ VE SİYAH *İNTİBAH
*İTİRAFLARIM *PİNOKYO *SOKRATES'İN SAVUNMASI *FIRTINALAR *DÖNÜŞÜM *BİR KUDÜS ÖYKÜSÜ *BABAMA MEKTUP *VAHŞETİN ÇAĞRISI *ERMİŞ *MORGUE SOKAĞI CİNAYETİ
*AMAK-I HAYAL *KELİLE VE DİMNE *FRANKENSTEİN *DALGALAR *DENİZ FENERİ
*SANAT NEDİR? *DORIAN GRAY'İN PORTRESİ *DENEMELER *MORGUE SOKAĞI CİNAYETİ *İNSAN NE İLE YAŞAR
*BABALAR VE OĞULLAR *KIRMIZI VE SİYAH *YERALTINDAN NOTLAR *KUMARBAZ
*USTA İLE MARGARİTA *İNSAN NEDİR? *İNSAN NE İLE YAŞAR? *BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT *ANNA KARENİNA
*PRENS *BİR KADININ YAŞAMINDAN 24 SAAT *MÜREBBİYE *YAKICI SIR *AY IŞIĞI SOKAĞI *BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU *KARDEŞİNİN ÖLÜMSÜZ GÖZLERİ *AMOK KOŞUCUSU *OLAĞANÜSTÜ BİR GECE *KORKU *SATRANÇ
*AFORİZMALAR *SUÇ VE CEZA *SONELER *ANA *BİR KUDÜS ÖYKÜSÜ
Bu eser Türklerin menşeine dair bir eserdir. Çingiz Han sülalesinden Havarezmli Arab Muhammed Han oğlu Ebu'l-Gazi Bahadır Han tarafından H.1074/M.1664 tarihinde yazılmıştır. Bahadır Han, bir padişah olduğu halde milletinden liyakatli birini bulamadığından ve neslin zayi olmaması hususundaki hassasiyetinden dolayı, bu eseri bizzat yazmıştır. Mukaddimesinde diyor ki:Hiç kimse zannetmesin ki, ben bu kitabı kendi neslimi yükseltmek için, hakikati bozarak yazdım. Zaten Hakk beni mümtaz yaratmıştır, buna ihtiyacı
Jean-Jacques Rousseau tarafından 18. yüzyılda toplumun nasıl yönetilmesi gerektiğini ele alan ilk eserlerden biri olan Toplum Sözleşmesi, eşitsizlik, toplum hakları, yasalar, demokrasi, siyasetin nasıl şekillenebileceği gibi konulara odaklanıyor. Rousseau'ya göre yurttaşlar olmadan erdem, erdem olmadan özgürlük, özgürlük olmadan devlet olmaz. Hiç şüphesiz salt akıldan kaynaklanan evrensel bir adalet vardır, ancak aramızda kabul edilen bu adalet karşılıklı olmalıdır. Doğal yaptırımların yokluğunda adalet y
İtalyan şehir devleti Verona'nın zengin ve asil ailelerinden Montague ve Capulet aileleri arasında geçmiş yıllara dayanan bir düşmanlık vardır. O günlerde Capulet ailesinin evinin bahçesinde bir maskeli balo düzenlenir. Lord Capulet, baloya kızı Juliet'e talip olan Kont Paris'i de davet eder. Montague ailesine mensup Romeo da maskeli baloya kimliğini gizleyerek katılır ve baloda Capuletlerin 13 yaşındaki kızı Juliet'i görüp ona âşık olur. Juliet de Romeo'nun duygularına karşılık verir. Evlenmeye karar veren
Avrupalı denizciler uçsuz bucaksız denizlerde yol alırken, Peru, Çin, Japonya gibi ülkeleri ziyaret edip oraların kültürlerini öğrenirler. Fakat bir gün işler umulduğu gibi gitmez ve rüzgâr onları daha önce keşfedilmemiş bir adaya sürükler: Bensalem. Burada oldukça nazik karşılanan ve ağırlanan denizciler, haklarında hiçbir şey bilmedikleri bir toplulukla ilk defa karşılaşırlar. Onları neyin beklediğini bilmediği bu adadan bir an önce ayrılmak isteseler de gemilerinin aldığı hasar ve erzak sıkıntısı bir sür
Acılarla yoğrulmuş hayatının özlemlerini Güneş Ülkesi'nde dile getiren Tommaso Campanella, eseri sayesinde bize döneminin buhranlarını, umutlarını, toplumları etkileyen cereyanları okuma fırsatı veriyor. Astroloji, felsefe, okültizm, teoloji, sosyoloji, ekonomi, siyaset, strateji gibi alanlarda görüşler içeren ve 17. yüzyıl Avrupası'nda, düşüncelerinden dolayı epey hırpalanan bir filozof tarafından hapishanede kaleme alınan Güneş Ülkesi, ütopya türünde yazılmış en önemli eserlerden biri. Çağlarüstü olması
Hayatının uzun bir dönemini Finlandiya'da geçiren rahip, hatip ve yazar Grigory Petrov, Beyaz Zambaklar Ülkesi'nde, bu ülkenin hangi yollardan geçerek ve hangi aşamaları kat ederek bulunduğu konuma eriştiğini kendine has üslubuyla anlatıyor. 1923 yılında kaleme aldığı eserini, sadece bir ülkeden yola çıkarak da değerlendirmemiş, gelişmekte olan ülkelere rehber olacak bir yöntemi gördükleriyle birleştirerek ortaya çıkarmıştır. Petrov, aynı zamanda okul, devlet yönetimi, bürokrasi, kilise gibi faktörlerin bir
Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Heidi, Alpler'in yüksek bir tepesinde yaşayan, insanların yaklaşmaktan çekindiği huysuz dedesine bırakılır. Küçük kız etrafında gördüğü her şeye hayranlık duyar. Gün doğumu, yıldızlar, yüksekten uçan kuşlar, keçiler... Peter'le keçileri otlatmaya gidip farklı çiçekler keşfetmek, büyükanneyi ziyaret edip onunla konuşmak en büyük mutluluğudur artık. Ancak gün gelir, Heidi Frankfurt'a gitmek zorunda kalır... Heidi, Johanna Spyri'nin hem çocuklar hem de yetişkinler için ar
Siyah İnci, yemyeşil kırlarda anne ve arkadaşlarıyla geçirdiği mutlu bir hayata sahiptir. Alnındaki beyaz leke adeta bir yıldız gibi parlayan bu mutlu ve güzel tayın yaşamında, sahiplerinin şehre taşınmasıyla birlikte birçok şey değişir. Sevgiyle büyütüldüğü cennetinden ayrılır, defalarca kiralanıp satılır, eşya taşımada kullanılır ve kötü muamelelere maruz kalır. İyi insanlarla da zaman zaman karşılaşan Siyah İnci bu yeni hayatında birçok macera yaşar.
Bu yağız kuş mahzun hayallerimi çevirdi tatlı bir tebessüme Tavrındaki ciddiyet ve çehresindeki nezaketle Tepesi kalemle yontulmuş gibi muntazam, desem de Anladım ki heyula misali bu kadim kuzgun Gece'nin sahilinden gelmekte Sordum ona Gece'nin Pluto kıyısında hangi asil isim beklemekte? Dedi kuzgun, Bir daha asla. Gotik edebiyatının en önemli isimlerinden olan Edgar Allan Poe'nun seçme şiirlerinden derlenmiş Kuzgun yepyeni çevirisiyle.
Erasmus'un en önemli eserlerinden biri olan Deliliğe Övgü, 16 yüzyılda hicivli bir dille yazılmış gerçek bir başyapıt. Çağının kilisesine ve mensuplarına, yöneticilerine, aydınlarına ve egemen kesimine, günümüzde dahi güncelliğini koruyan eleştiriler yöneltir Erasmus eserinde. Deliliği konuşturan bilge filozof, Deliliğe Övgü'yü iki temel düşünce üzerinde inşa eder: İlk düşünceye göre gerçek bilgelik, deliliktir; diğer düşünceye göre ise kendini bilge sanmak, deliliktir. Antik Yunan ve Roma edebiyatlarını öz
Boğaziçi mehtapları gibi Boğaziçi yalıları da rüya olmuş bir gerçeğin, zaman ve mekân içinde tasviridir. Mehtaplar, Boğaziçi'nin birinci senfonisiydi: gümüş senfoni... Yalılar, Boğaziçi'nin ikinci senfonisidir; altın senfoni... (Ruşen Eşref Ünaydın/Boğaziçi, Yakından) Mezarlıklarda dindar ve ulvi serviler vardı. Bunlar, sanki hiçbir adiliği görmemek için, hep göğe ve yüksekliklere bakar gibiydiler. Bazen de güya bir manevi teessürle başlarını bir tarafa eğerlerdi. Mezarların ayakuçlarındaki taşlarda da bu
Sıralama : Göster :
Toplam 355 kayıt bulunmuştur Gösterilen 60-80 / Aktif Sayfa : 4