Sonucu Daralt
Yayıncı Kategori
Yayıncı
Eser Sahibi
Sıralama : Göster :
Toplam 8 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1
Genç Werther şehir hayatından kaçıp Wahlheim'a yerleşir ve orda gördüğü soylu aile kızı Lotte'ye âşık olur. Lotte'nin de Werther'e karşı farklı hisleri vardır fakat nişanlıdır ve sahip olduğu kültür ve inanış gereği öncelikleri farklıdır. Ardan geçen zaman sonrasında Lotte nişanlısı Albert ile evlenir ve en yakınlarındaki kişi hep Werther'dir ve bu evlilik durumu onun Lotte'ye olan hislerinde herhangi bir değişiklik yaratmaz. Lotte ise Werther'e bir daha görüşmemeleri gerektiğini söyler ve böylece Werther,
Mehmet Rauf'un en önemli eseri olan Eylül, Türk Edebiyatı'nın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilmektedir. Ruhsal çözümlemelerde çok başarılı bir çalışma sergileyerek, insanların ruh hallerini okuyucuya net bir şekilde yansıtan bu eser okuyucuyla arasında sağlam bir bağ oluşturmaktadır. Evet, her şey çürüyor, her şey... İnsanlar da çürümeyecekler mi? Eylül de sanki bahara özlem duyan mahzun bir tazelik, üzerine çeken kışın, kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine sonsuza kadar kalma mücadelesi var
Recaizade Mahmut Ekrem'in tek romanı olan Araba Sevdası, Türk edebiyatında ilk realist roman olarak kabul edilir. Yanlış batılılaşmanın ele alındığı romanın başkahramanı, mirasyedi Bihruz Bey'dir. Olay örgüsü, Bihruz Bey'in Çamlıca Bahçesi'nde gördüğü sarışın hanıma âşık olmasıyla gelişir, yanlış anlamalar ve yalanlar sonucu mizahi bir hâl alır. Dönemin yaşam tarzını ve batılaşma merakını etkili bir biçimde yansıtan bu roman ilk günkü gibi okuyucu ile arasındaki bağı korumaya hâlâ devam etmektedir.
Nâmık Kemal'in Kıbrıs Magosa'da sürgündeyken yazdığı bu eser, edebiyatımızda ilk edebi roman olarak gerçekçi bir dil ile yazılmıştır. Nâmık Kemal'in Romantik üslûpla kaleme aldığı bu eserde, tutkuyla yaşanan aşkın sevecenliğinde, mutluluğu aile yuvasında değil de, tüm kötülüklere kapı açan Mahpeyker'e olan aşkında arayan Ali Bey'in tüm ailesinin başına açtığı bu dram yer almaktadır. Sen ateş, yaktın, zaten yanmış olan gönlümü, Yeniden heveslendirdin şu kendinden utanmış gönlümü...
En büyük Ziya Gökalp okurlarına diğer eserlerinden farklı olarak nazım ve nesiri birleştirerek şiir ve masalı bir arada sunuyor. Türk milli kültürünü ve değerlerini sembolize eden Dede Korkut kitabında da yayınlanmış olan Deli Dumrul veAslan Basat hikâyesini okuyucuya şiirsel olarak sunuyor. Sembolik anlatımıyla okuyucunun hayal dünyasını besleyen ve bilinçaltında Türk milli kültürüne yönelik yeni imgelerin uyanmasını sağlayan Altın Işık, Türk milli kültürü ve milli değerler açısından okunması gereken bir b
Bizim kanunumuz ister ki Padişahın atının göründüğü her yer daima hükmümüz altında bulunsun O kuvvet yıllarında Avrupalılar ondan, Muhteşem Süleyman . Muazzam Türk diye bahsediyorlardı. Sarayına gelen yabancı ziyaretçilerin, kavuğunun ipek tülbendinin kıvrımları arasında parıldayan mücevherlerle gözleri kamaşıyor, İbrahim, Yedikuleyi tıka basa dolduran hazinelerden bahsederken, bunlar kulak kesiyorlardı. Bununla birlikte, Süleymanın kimseye açmadığı bir irade ile, sessizce gerçekleştirmeye çalıştığı ideal
II. Abdülhamid Osmanlı Devletini kendisinden önce hiçbir padişahın resmî ikametgâh olarak kullanmadığı Yıldız Sarayından idare etti. Dünya siyasetindeki dengelere buradan müdahale etti. Kendisini güvende hissettiği bu saray, onun hem ikametgâhı, hem de karargâhı oldu. Hayatının çoğu Yıldızda geçtiği için, kendi zevkine ve merakına uygun işlevlere sahip marangozhane, çini fabrikası, hayvanat bahçesi, müze ve kütüphane gibi binaları da saray kompleksi içerisine aldı. Elbette güçlü ve biraz da kuşkucu olan bu
Şehzada Mehmed den Fatih Sultan Mehmed e İstanbul un Fethi Sultan İkinci Murat, Şehzade Mehmet´e şöyle nasihat buyurmuştu: Oğlum, yalnız kılıç gücü, kahramanlık yetmez. Yüce atalarımızın büyük zaferleri, sadece kılıçların gölgesinde olmamıştır; akıl, mantık ve sevgi güçleriyle gerçekleşmiştir. Şehzade Mehmet, babasının bütün öğütleri gibi bu öğüdüne de kulak verdi. O şehzade, gün geldi, ordularıyla İstanbul´u fethetti. Adı, Fatih diye anılır oldu. Bu kitapta, devletini imparatorluk mertebesine eriştiren Fa
Sıralama : Göster :
Toplam 8 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1